Spor ve Sağlık
Kontrolleri
Sporda başarısızlığımızın birinci
nedeni düzenli ve spor hekimliği bilgisine dayalı sağlık
kontrollerinin olmamasıdır...
Spora başlamadan önce genel tıbbi
muayene ve kondisyon testleri, bronşların seçilmesinde gerekli
kondisyon, kas gücü ve dayanıklılığı ölçümleri, ile antropometrik
ölçümleri, profesyonellerin kondisyon kontrolleri ile müsabaka
öncesi yapılan testler ve spor yaralanmalarının tedavi ve
kontrolleri şeklinde olmalıdır.
Spora ilk başlayacak çocuklarda
soruşturma ile genetik ve doğuştan gelen hastalığın olup olmadığı
araştırılır. Bu ana kadar geçirdiği hastalıklar tespit edilir. Spor
yapmasına engel bir hastalığın bulunup bulunmadığı araştırılır.
Bunları ortaya koyacak genel tıbbi muayeneler ve laboratuar testleri
yapılır. Bunların yanında vücut ölçümleri alınarak hangi tür spora
yönlendirilmesinin daha uygun olacağı tespite çalışılır. Bu ön
muayenelerden sonra kondisyon testlerine alınır.
Kondisyon testlerinde kalp ve damar
sistemi, solunum sistemi tetkikleri ile reaksiyon zamanına bakılır
ve kan analizleri yapılır. Ergobisiklet ile veya yürüyen bantlarla
organizmaya yük verilerek kalbin cevabı, kan basıncındaki
değişiklikler ölçülür. Gerektiği zaman maksimum oksijen tüketimi
tespit edilerek sporcunun kondisyonu hakkında karar verilir. Noksan
parametreler tespit edilir. Elde edilen bütün veriler antrenöre
anlatılır. Bu dönemden sonra spor hekimi ile antrenör birlikte
çalışmalıdırlar. Antrenör sporcunun kondisyonunu geliştirince
antrenman programlarını spor hekimin muayene sonuçlarına göre
düzenleyerek uygular. Uygulamanın sporcu üzerindeki etkileri ikinci
kondisyon testi ile belirlenerek antrenman programlarının etkenliği
belirlenir.
İstanbul Tıp Fakültesi Spor
Fizyolojisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde bu tür kondisyon
testleri uygulanmakta ve az da olsa bu testlerin sonuçları
antrenörlerle birlikte incelenmektedir. Sporcularımızın hem
sağlıklarına hem de spor başarılarına katkı da bulunmaktadır. 1979
senesinden beri bu merkezde yapılan testlerden bir örnek, 9-15 yaş
grubu yüzücülerimizin kontrollerde akciğer kapasitelerinin
gelişmediği tespit edildi. Antrenörlerle birlikte yapılan
değerlendirmeler sonucunda akciğer kapasitelerini genişletici kasa
egzersizleri yapılması kararına varıldı ve uygulamalar sonucu
akciğer kapasitelerinde artış ve başarıda yükselme elde edildi. Ve
yine bir diğer örnek de yüzücülerimizde boğaz kültürü taramaları
yapılarak bazı sporcularda bela hemolitik streptokok tespit edildi.
Sporcular tedaviye alınarak endokordit, nefrit ve romatizma
tehdidinden korundu. Birçok sporcuda hemoglobin miktarı ve alyuvar
sayıları düşük bulundu. Bunlar gerek diyet düzenlemeleriyle, gerek
diyet düzenlemeleriyle, gerekse ilaçlarla normale getirildi.
Testlerin sonucunda parazit şüphe edilenlere gerekli muayeneler
yapılarak parazit tespit edilenler tedaviye alındı. Bu satırlarda
sayamayacağımız kadar çok değerlendirmelerle sporcular sağlıklı bir
şekilde spordan yararlandılar.