Spor Yapan Çocuk ve Ergenlerde Sıcak Çarpmasının
Önlenmesi
Sıcağa bağlı gelişen sağlık
sorunları önlenebilir. Antrenör, öğretmen ve anne ve babalar sıcak
hava koşullarında yapılan yoğun sporsal çalışmaların yaratabileceği
zararlar konusunda bilgi sahibi olmalıdırlar.
Çocukların sahip oldukları
fizyolojik ve anatomik özelliklere bağlı olarak (beden kütlesine
göre daha yüksek beden yüzeyi, kütle başına daha fazla metabolik ısı
üretirler, terleme kapasiteleri daha düşüktür), beden ısı
regülasyonunu yeterince yerine getirememektedirler. Bu nedenle sıcak
ortamlarda spor yapacak çocuklar için aşağıdaki noktalar önerilir:
1. Hava nem oranı, solar
radyasyon ve hava sıcaklığı kritik değerlere ulaştıysa (kritik
değerler için çizelge 1’e bakınız), 15 dakikadan uzun süren sporsal
yüklenmelerin yoğunlukları kısıtlanmalıdır, dinlenme süreleri
uzatılmalıdır.
2. Daha sıcak ve nemli yörelere
spor yapmak için gidildiğinde, yüklenme yoğunluğu ve süreleri
azaltılıp, yavaş yavaş 10-14 gün sürede eski düzeylerine
ulaştırılmalıdır. Yani sporcunun ö yöredeki aklimatizasyonu (iklim
uyumu) sağlanmalıdır. İklim uyumu için yeterince süre yoksa,
sporcuların kapasitesine göre yoğunluk ve süre ayarı yapılmalıdır.
3. Uzun bedensel etkinlik öncesi
çocuklara yeterince sıvı verilmiş olmalıdır. Etkinlik sırasında
düzenli sıvı alımına devam edilmelidir. Yani 40 kg ağırlındaki bir
çocuğa her 20 dakikada 150 cc (yarım su bardağı); 60 kg
ağırlığındaki bir ergene 250 cc (1 su bardağı) musluk suyu ya da tat
veren tuzlu sıvı, çocuk susuz olmasa da verilmelidir. Çocuğun
yüklenme öncesi ve sonrası tartılması (çıplak ya da yarı çıplak)
kaybettiği sıvı hakkında fikir verecektir. Eksik sıvı böylece yerine
getirilmelidir.
4. Spor kıyafetleri açık
renkli, hafif ve tek katlı olmalıdır. Tek katlı olması terlemeyi
kolaylaştıracak ve bedenin soğumasına yardımcı olacaktır. Terden
ıslanmış çamaşırlar değiştirilmelidir. Asla sporda naylonlu ve suni
kıyafetler kullanılmamalıdır (zayıflamak amacıyla reklamlarda
önerilen naylonlu kıyafetler ya da bedene sarılan naylon bedenin
fazla ısınmasına neden olur).
Çizelge 1: Spor için kritik ısı
değerleri
Psikrometre Değeri (C°)
< 24 Tüm etkinliklere yer
verilebilir, ancak sıcak çarpması yakınmaları bakımından temkinli
olunmalıdır.
24-25.9 Gölgede uzun
dinlenmelere yer verilebilir; her 15 dakikada sıvı alımı
sağlanmalıdır.
26-29 Isı uyumu olmayan ve
riskli olan kişilerin etkinliğine son veriniz; diğerlerin
etkinliklerini kısıtlayınız (uzun mesafe koşularını yasaklayınız;
yüklenme sürelerini azaltınız)
>29 Tüm sporsal etkinlikleri
iptal ediniz.
Psikrometre:
Doğrudan hava ısısını ifade etmez. Spor yapan bireyleri etkileyen
etmenlerin %70’i nem, %20’si solar radyasyon ve ancak%10’u hava
ısısıdır. Bu nedenle, belirtilen değer yukarıdaki üç etmeni
oranlarıyla birlikte dikkate alan ve psikrometre adı verilen aletle
ölçülen bileşik değeri ifade eder.
Sporda Psikolojik Bilgi Edinme Nedir?
Bir antrenör sporcularını
seçerken ve antrenman planlaması yaparken onların fiziksel
özellikleri kadar, psikolojik özelliklerini de göz önünde
bulundurmalıdır. Birçok antrenör sporcuların neler hissettiğini çok
iyi bildiğini, onları anlayabildiği çünkü daha önce (sporcuyken)
benzer şeyleri kendisinin hissetmiş olduğunu düşünür. Ancak bu tür
subjektif değerlendirmeler yanıltıcıdır. Sporcular hakkında doğru
bilgiler elde edebilmek için bilinçli yöntemler seçilmelidir. Spor
psikolojisinde en çok kullanılan tanı koyma yöntemleri; vak’a
tarihçesi, gözlem, deney, test ve sosyometridir.
Vak’a tarihçesi:
Bir sporcunun hayatı ve
özgeçmişi hakkında bilgi toplamayı ifade eder. Bilgiler genellikle
anket yöntemi ile toplanır. Gerekli olduğu hallerde sporcuya yakın
kişilerle görüşme yapılır.
Amaç sporcunun umutları,
hobileri, spor geçmişi, ulaşmak istediği hedefler, evindeki yaşam
koşulları, ailesinin tavrı ve eğitim tarzı, geçmişteki başarı ve
başarısızlıkları ile okul ve mesleki durumunu tespit edebilmektir.
Gözlem:
Yeni bilgiler edinmek için
planlı bir şekilde sporcunun gözlenmesidir. Bu yöntem sporda
vazgeçilmez tanı yöntemlerinden biridir. Sporcunun bir başkası
tarafından gözlenmesi (dış gözlem) sonucu, yorgunluk belirtileri,
saldırgan tepkileri, öğrenmedeki ilerlemesi, korkuları, etkileşim
şekilleri ve belirli durumlardaki duygusal tepkiler saptanabilir.
Bunun yanı sıra sporcunun da kendisini gözleyerek (içebakış) ne
zaman heyecanının yükseldiğini, hangi durumlarda dikkatini tam
olarak toplayabildiğini özel antrenman ve yarışmalarda ne
düşündüğünü, neler hayal ettiğini saptaması yararlı olur
Deney:
Bir olayın planlı ve kasıtlı
olarak gerçekleştirilmesidir. Sporda deney ve testi kesin olarak
birbirinden ayırmak olası değildir. Deneyde daima bağımlı bağımsız
değişkenler bulunur. Bağımsız değişken deneyi yöneten kişi
tarafından tespit edilip düzenlenir. Bağımlı değişken ise tespit
edilmiş koşulları bağlı olarak gözlemlenen değişiklilerdir. Örneğin,
uykusuzluğun basketboldeki isabet yüzdesi üzerine etkisi
araştırıldığında, uykusuzluk bağımsız değişken, isabet yüzdesi
bağımlı değişkendir.
Test:
Sporda test yöntemleriyle hem
yetenekler hem de kişilik özellikleriyle ilgili bilgiler toplanır.
Örneğin zeka testleri, fiziksel uygunluk testleri v. b Bu testlerin
kullanım, uygulama ve değerlendirilmesi ilgili test prosedürüne
uygun yapılmalıdır.
Sosyometri:
Bir grup veya takımın öncelikle
duygusal yapısını belirlemeye yarayan tüm çalışmaların ortak adıdır.
Bu çalışmalar belli kriterlere göre kabul görme veya reddedilme
yoluyla gerçekleşir. Böylece gruptan dışlananlar ve sevilen kişiler
ile grup içi ilişkiler ve sorunların nedenleri tespit edilebilir
Antrenörlerin, ancak tanı koyma
yöntemleriyle sporcuları hakkında doğru bilgilere ulaşmaları ve buna
dayanarak sporcuların gelecekteki davranışlarını hem tahmin etmeleri
hem de sevk ve idare etmeleri olasıdır.
Sporda Düşünce Süreçleri Nelerdir?
Sporda düşünce sürecinin
özelliklerinin ve çeşitlerinin bilinmesi hem antrenörün, hem de
sporcunun teknik ve taktiği bilinçli olarak uygulayabilmesi
açısından yararlıdır. Yarışmalar sırasında son derece heyecan
duyulan ortamlarda ve her an beklenmedik durumlarla karşı karşıya
olan sporcunun her şeye rağmen kendinden isteneni yapabilmesi hiç de
kolay değildir.
Yarışma devam ederken bulunduğu
pozisyon içerisinde hedefi, kendi durumunu, takım arkadaşlarının ve
rakibin durumunu süratle değerlendirerek doğru hareket etmek
zorundadır. Yapılan her hatayı veya olası daha uygun hareketi
dışarıdan kolaylıkla gözleyip eleştirmek olasıdır. Sporcudan yoğun
yüklenme içerisinde ve süratle hareket ederken mantıklı ve doğru
hareket etmesi beklenir.
Antrenörler genellikle
antrenmanlar içinde söylediklerine uygun davranan sporcunun
yarışmalarda bunları unutmuş gibi davranmalarını anlamakta güçlük
çekerler. Oysa bilinme gerekir ki yarışmalarda gerçekleştirilmesi
istenen düşünce süreçleri ancak yarışmaya benzeyen anlam ve önemi
olan ortamlarda öğretilebilinir. Ve sporcunun deneyini geçirdiği
hazırlık sezonu ile sporun türü, düşünme şeklini etkiler. Sporda
görülen düşünce çeşitleri aşağıda örneklenmeye çalışılmıştır.
Somut düşünce:
Özellikle küçük yaştaki
sporcuların düşünme şekli, somut olarak algılanabilene bağlıdır. Bu
yüzden oyun içindeki olası gelişmeleri önceden zihinde canlandırarak
soyutlamaları olası değildir. Ancak 10-12 yaşından itibaren
sporcudan somut düşünceyi gerçekleştirmeleri beklenebilir.
Yeniden üretilen düşünce:
Yeni ilişkileri kavrama ve yeni
çözümler geliştirmede büyük yarar sağlar. Yeni hareketler bulunması
bunlar arasında bağlar kurulması yeteneğidir. Ve hayal gücüyle
yakından ilişkilidir. Özellikle dans, artistik patinaj, ritmik
cimnastikte yaratıcı düşünce yeteneğine gereksinim vardır. Ama
genelde tüm performans sporcuları için yaratıcı düşünce zorunludur.
Kavram düşüncesi:
Hareketlerin öğrenilmesi ve
uygulanmasında temel oluşturur. Sözlü olarak yapması gerekeni
anlayabilen sporcu, becerilerini daha net ve istenen hedefe yönelmiş
olarak gerçekleştirebilir.
Her kavramın bir içeriği vardır.
Bu kavramın açık ve net olarak ortaya konması daha çabuk
öğrenilmesini sağlar. Bu antrenör ve sporcunun birbirini
anlayabilmesi için şarttır.
Soyut düşünce:
Sporcunun edindiği deneyimleri
göz önünde bulundurarak karşılaştığı benzer sorunların üstesinden
gelebilmesini sağlar. Bu sayede sporcu var olan yetenek ve
becerilerini sonuç elde etmeyi sağlayacak şekilde organize edebilir.
Sezgisel düşünce:
Sporcunun daha önceden edindiği
benzer bir deneyim olmamasına karşı yeni olan sorun ile ilgili çabuk
ve doğru karar verebilmesidir. Örneğin sporcunun uygulanmakta olan
taktiğe uygun olmayan bir harekete bulunarak takımına sayın
kazandırması ya da antrenörün iyi bir oyuncuyu görünen bir neden
olmaksızın değiştirmesi gibi.
Kontrollü düşünce:
Sporcunun kendi hareketlerini
analiz edebilmesi ve hatayı kendi dışındaki nedenlerle(rakip,
antrenör, takım arkadaşları, hakem v. b)aramak yerine, kendi
yanlışlarını tespit etmeye yönelmesidir. Bu sayede sporcu kendisini
bilinçli olarak izleyerek var olan yanlışlarını düzeltebilir.
Batıl düşünce:
Bu düşünce şeklinde, arasında
ilişki bulunmayan olay da nesnelerle başarı ya da başarısızlık
arasında ilişki kurulmaktadır. Örneğin belli bir forma, maskot,
muska, v. b Bağımlı şekle gelmedikten sonra özellikle genç
sporcularda duygusal dengenin korunması açısından yararlı olabilir.