Sağlıklı Yaşam
İçin Sağlıklı Spor
Sağlık kaynağı
olan spora başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçin. Sonu
ölümlere varan tehlikelerden korunun.
Sağlıklı Spor
Yapmak İçin
Ailesinde kalp
hastalığı hikayesi olan, kaza dışında erken yaşlarda ölüm hikayesi
bulunan, şeker veya tansiyon hastası, sigara bağımlısı, kolesterol,
aşırı kilo sorunu olan kadınlar, spora başlarken bir spor hekiminin
kontrolünden geçmelidir. Spor hekiminizin uygulayacağı bazı test ve
değerlendirmeler sonrası, kademeli olarak efor yoğunluğunuzu
artırmalı, sağlık açısından spor yapmanızın herhangi bir sakıncası
olup olmadığı ortaya konulmalıdır.
Hangi Spor
Seçilmelidir?
Aklınıza gelen her
sporu yapabilirsiniz. Hiçbir imkanınız yoksa, en azından düzenli
olarak yürüyebilirsiniz. Düzenli yürüyüş yapabilmeniz için pahalı
egzersiz ekipmanına veya bir kulüp üyeliğine ihtiyacınız yoktur ve
sağlık için elde edeceğiniz tüm kazanımları sağlayabilirsiniz.
Yürümeye uygun güzel bir spor ayakkabısı, rahat pamuklu bir egzersiz
kıyafeti ve bir su şişesi, sağlıklı spor yapmanız için yeterlidir.
Hangi spor için olursa olsun temel kurallar aynıdır. Yapacağınız
spor aktivitesi en azından 20-30 dakika, ideal olarak 45 dakika
kesintisiz sürmelidir. Ritmik olarak geniş kas gruplarını
çalıştırmalı, egzersizden önce ve sonra bütün kaslarımızı
germeliyiz. Spordan önce, spor esnasında ve sonrasında yeteri kadar
su içmeliyiz.
Bayanlara
Uygun Dallar
Kadınlar için
uygun görülen sporlar genellikle bale, buz pateni, ritmik jimnastik,
su balesi-senkronize yüzme, dans gibi sanatla iç içe olan sporlar
olmakla beraber, artık hemen hemen her spor dalında kadınları görmek
mümkündür. Estetik sporlarda kadınlar erkeklere oranla daha başarılı
olmakta ve fizyolojik gereksinimlerini daha rahat
sağlayabilmektedir. Diğer sporlarda da kadınlar sağlıkları için
yeteri kadar kazanım sağlamakta ve profesyonel olmadığı sürece
fiziksel kapasiteleri ile ilgili bir sorun yaşamamaktadır. Yüzme,
tenis, paten, atletizm, bisiklet, voleybol, basketbol gibi topla
oynanan sporlar gibi her spor türü bayanlar tarafından başarı ve
sağlıkla uygulanmaktadır. Siz de kendinize uyan bir spor bulabilir
ve spor yoluyla kendinizi ifade edebilirsiniz.
Sağlık ve Mutluluk İçin Spor
Sporsuz ve
hareketsiz bir yaşam tarzı kalp ve damar hastalıklarından diyabete
kadar birçok hastalığa neden oluyor. Sporun ruhsal sağlığa da
katkısı olduğunu belirten uzmanlar düzenli olarak spor yapan
gençlerin şiddete daha az başvurduklarını söylüyor.
Spor gençlerde şiddeti önlüyor
Modern yaşamın
getirdiği kolaylıklar ile artık egzersiz yapmak için yeterli
fırsatın bulunamadığını belirten Uzm. Dr. Murat Beyaz egzersizin;
aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sağlamanın yanında insanları
hastalıklardan da koruduğunu söyledi. Uzm. Dr. Beyaz şöyle devam
etti:
“Özellikle 16-21
yaşları arasında yapılan spor büyük önem taşıyor. Bu sayede kişinin
potansiyelinin en üst noktasına erişmesi mümkün oluyor. Unutulmaması
gereken spordan maksimum verimi elde edebilmek için düzenli olarak
spor yapmak gerektiğidir. Düzenli spor yaparak sadece fiziksel
değil, ruhsal olarak da sağlığınıza büyük katkıda bulunabilirsiniz.
Amerika Birleşik Devletleri’nde 14.221 lise öğrencisi üzerinde
yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre spor yapan gençlerin spor
yapmayanlara oranla daha iyi beslendikleri, şiddete daha az
başvurdukları ve insani ilişkilerinin daha iyi olduğu tespit
edilmiştir.”
Sporsuz yaşam kronik hastalıklara neden oluyor
Son yıllarda
ABD’de geniş halk kitleleri taranarak yapılan araştırmalar, sporsuz
bir yaşam tarzının insanları kronik hastalıklar vasıtasıyla sinsice
ölüme götürdüğünü ortaya koyuyor. JAMA dergisinde yayınlanan bir
araştırmanın sonuçlarına göre tüm ölüm nedenleri arasında, ölüme
neden olan risk faktörlerinin başında düşük kondisyon geliyor.
Sporsuz bir yaşam
tarzının başta kalp damar hastalıkları olmak üzere diyabet ve bazı
kanser türleri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açtığını belirten Uzm.
Dr. Murat Beyaz sözlerine şöyle devam etti:
“Günümüzde tüm
ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıkları birinci sırada
gelmektedir ve diğer tüm hastalıkların toplamı nispetinde bir oranı
oluşturmaktadır. Kalp damar hastalıklarının oluşumunda en sık
gözlenen risk faktörü açık ara ile sporsuz yaşam tarzıdır.
İngiltere’de 31.000 otobüs şoförü ile biletçisi üzerinde yapılan bir
araştırmada, şoförlerin sürekli oturduklarından ve trafik stresine
maruz kaldıklarından ötürü iki katlı otobüste sürekli dolaşan,
merdiven inip çıkan biletçilerden daha yüksek oranda kalp
hastalıklarına yakalandıkları saptanmıştır. Araştırmalar egzersiz
yapmayanların, yapanlara oranla 2,5 - 4 kat daha fazla oranda kalp
hastalığına yakalandığını göstermiştir. Ölüm nedenleri arasında 2.
sırayı alan kanserler ile hareketsiz, sporsuz yaşam tarzı arasında
da bir bağlantı tespit edilmiştir. Kolon kanseri oluşum nedenleri
arasında hareketsiz yaşam alışkanlığı gösterilmektedir. Hareketsiz
yaşamın doğal sonucu olan şişmanlık, hormonal dengeleri bozarak bir
çok kanser türünün oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Yaşamı diğer
tehdit eden hastalıklardan şeker hastalığı da sporsuz yaşam tarzı
ile yakından ilişkili. Bu yıl New England Journal of Medicine’da
yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre sporsu, hareketsiz
yaşam tarzı, şeker hastalığı oluşumuna neden olmaktadır.”
Hangi egzersiz, ne sıklıkta, hangi yoğunlukta ve ne
kadar?
Uzmanlar,
egzersizin hastalıklardan korunma, kondisyonun gelişimi ve kilo
verilmesi gibi faydalarından yararlanılabilmesi için bilinçli
yapılması gerektiğini belirtiyor. Büyük kas gruplarını kullanıldığı
yürüyüş, bisiklet, jogging, koşu, yüzme, tenis gibi sportif
aktivitelerin sağlık için daha faydalı bulunduğunu belirten Uzm. Dr.
Murat Beyaz, ispatlamış herhangi bir sağlık problemi bulunmayan
bireylerin bu sporları ideal olarak her gün, ama haftada en az 3-4
gün yapması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Beyaz şöyle devam etti:
“Egzersizin süresi en az yarım saat, ideal olarak 45 dakika sürmesi
gereklidir ve efor süresince egzersiz herhangi bir kesintiye
uğramamalıdır. Örneğin tempolu yürüyüşlerde 20 dakika kadar
egzersize devam ettikten sonra bir 10 dakika soluklanma veya vitrin
bakma gibi verilen aralar egzersizin etkinliğini sıfıra
indirmektedir. Çünkü vücudumuz egzersize başladıktan ortalama 20
dakika sonra enerji kaynağı olarak yağlar yanmaya başlar ve eğer
egzersiz 30-45 dakika kesintisiz sürerse, egzersizden sonra bile 1
ila 4 saat yağlar yanmaya devam eder. Egzersiz yapılırken dikkat
edilmesi gereken en kritik nokta yapılan eforun şiddeti, yani
yoğunluğudur. İdeal olarak spor hekiminizin size yaptığı
ergospirometrik efor testi sonucu egzersiz nabzı
belirlenebilmektedir. Her birey için bu egzersiz nabzı değişmektedir
ve bu limitler aşılmamalıdır. Bir hekim tavsiyesi alma imkanı yok
ise eforunuzun yoğunluğu; siz egzersiz yaparken ıslık çalmanızın
veya yanınızdaki ile konuşmanızın mümkün olacağı bir egzersiz
şiddetinde olması gereklidir. Tabii egzersiz yoğunluğu çok hafifte
olmamalıdır ve egzersiz esnasında tatlı şekilde bir ter atmanız
gerekmektedir.”