BESLENME
Gerek sağlıklı
bir ortamda spor yapmak, gerekse yüksek sportif performansı elde
etmede başarının temel unsurlarından birisi bilindiği gibi ekip
çalışmasıdır. Bu ekibin bir parçası da hiç kuşkusuz beslenme
uzmanıdır. Ülkemizde tam anlamı ile yerleşmese de ender olarak bu
ekip bazı kulüpler de oluşturulmaya başlanmıştır. Aşağıdaki bölümde
beslenme konusu ile ilgili çeşitli temel kavramlara ve pratikte
karşılaşılan sorulara yanıt vermeye çalışacağız. Bu konulardaki daha
detaylı bilgilere kaynaklarımızdan veya bir beslenme uzmanından
ulaşabilirsiniz.
1- Dengeli
beslenme nedir?
Sportif bağlamda
dengeli beslenme gerek antrenman, gerekse yarışma periyodunda,
sporcunun gerek duyduğu besin öğelerinin, gerek duyduğu zaman
diliminde alınmasıdır. Burada denge kavramı , sporcunun antrenman ve
yarışmada harcayacağı besin öğelerinin sağlıklı bir biçimde alınması
ve harcanmasının ardından yerine konulmasıdır.
2- Kaç çeşit
karbonhidrat vardır?
Karbonhidratlara
göz attığımıza genelde iki gruba ayılır. Basit karbonhidratlar
şeker, kompleksler ise nişastadır. Basit karbonhidratlar zengin
yiyecekler;çay şekeri , akide şekeri meyve şekerleme ve pelteleri,
karamela, lokum, marmelat, reçel, bal, pekmez, çikolata, tahin helva
, kuru sebze, meyve ve pestiller. Kompleksler ise ekmek, bisküvi,
kek, pasta pirinç, makarna , bulgur, buğday, irmik, şehriye,
tarhana, arpa, yulaf, mısır, patates, kestane, barbunya, bezelye,
börülce, iç bakla, kuru fasulye, nohut, mercimektir.
3- Kaç çeşit yağ
vardır?
İnsan vücudunun
enerji gereksinimi en ekonomik şekilde yağlarda sağlanır. Gerek
yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K) gerekse elzem yağ asitleri
(vücudun sentezleyemediği için diyetle alınması gerekir) vücuda yağ
ile alınır. Yağlar üç ana gruptadır. Bunlar, doymuş, tekli doymamış
ve çoklu doymamış yağlardır Doymuş yağlar:etin yağı, krema, kaymak
içyağı, margarin, yağlı süt ve ürünleridir. Tekli doymuş
yağlar;zeytinyağı ve yer fıstığı yağıdır. Çoklu doymamış yağlar
da;mısır pamuk, ayçiceği, soya, susam ve balık yağıdır. Bilindiği
gibi doymuş yağlar kan kolesterol düzeyini yükseltip, kalp
hastalıkları ile ilgili bazı riskleri artırır.
4- Proteinlerin
vücuttaki görevi ve protein kaynakları
Bilindiği gibi
organizmadaki hücreler sürekli bir yenilenme içersindedir. Bu
noktada proteinlere büyük görev düşmektedir. Yaşam süreleri farklı
olan yıpranan hücreler ölüp, yerine yenileri yapılmaktadır.
Proteinler enerji sağlamanın yanı sıra asıl görevleri olan bu
yapıtaşı görevlerini yerine getirir. Ayrıca besin öğelerinin
kullanılmasında görev alan enzim ve hormonların yapısında da
proteinler bulunur. Enfeksiyonlara karşı vücudun verdiği savaşta da
proteinler yer alır. Günlük enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 10-15
'i proteinlerden sağlanmaktadır. Proteinler genelde bitkisel ve
hayvansal kaynaklı yiyeceklerden sağlanır. Burada iyi kaliteli
hayvansal kaynaklı yiyecekler;et, süt, peynir, yumurtadır. Bitkisel
kaynaklı yiyecekler ise tahıl ve kuru baklagillerdir. Genel olarak
proteinden zengin yiyecekler;süt, yoğurt, peynir, yumurta, kümes ve
av hayvanları, balık ve deniz ürünleri, et ve ürünleri, kuru
baklagiller ve yağlı tohumlardır.
ENERJİ KONUSU
1- İnsan vücudunun
enerji kaynakları nelerdir?
Tüm besinlerin
bileşmesinde çeşitli kimyasal moleküller bulunmaktadır. Bunlar
"besin öğesi" diye adlandırılır. Ağızda başlayan sindirimin sonunda
besin öğeleri parçalanır. Olaya enerji kaynakları bazında
baktığımızda, insan vücudunun enerji gereksinimi üç temel besin
grubunda sağlanır. Bunlar sırasıyla; karbonhidratlar, yağlar ve
proteinlerdir. Genel olarak karbonhidratlar ve yağlar egzersiz
sırasında temel yakıt olarak kullanılan enerji kaynaklarıdır.
Proteinler organizmada yapıtaşı olarak görev yaparlar.
2- Vücutta hangi
enerji kaynakları depolanır?
İnsan vücudundaki
temel enerji kaynaklarından karbonhidratlar ve yağlar depo edilir.
Proteinler depo edilmez. Bu yüzden gerekli olduğu kadar protein
kullanılır, geriye kalanı dışarı atılır. Ayrıca, fazla olarak
protein almak çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabilir.
3- Hangi enerji
kaynağı ne kadar enerji verir?
Karbonhidratlar ve
proteinler gram başına yaklaşık 4 kilokalori, yağlar ise gram başına
9 kilokalori enerji verir. Genel olarak kilokalori ve kalori
değerleri, ülkemizde birinin yerine kullanılan değerlerdir.
4- İnsan vücudu
hangi koşullarda enerjiye gerek duyar?
İnsan organizması
üç koşulda enerjiye gerek duyar.
Bunlar:
a. Bazal
metabolizma,
b. Fiziksel
aktivite,
c. Besinlerin
spesifik dinamik etkisi
Burada bazal
metabolizma organizmanın dinlenik durumda yaşamını sürdürmesi için
gerek duyduğu enerji gereksinimidir. Bazal metabolizma kişinin vücut
ağırlığı, yaşı , cinsiyeti, sağlık durumu ve diğer faktörlere göre
değişir. Fiziksel aktivite ise yürümekten, koşmaya;okumaktan, araba
sürmeye kadar tüm fiziksel ve zihinsel aktivitelerimiz için
gereksinim duyduğumuz enerjidir. Besinlerin spesifik dinamik etkisi
ise, besinlerin sindirimi sırasında ortaya çıkan ısının , ortadan
kaldırılması için harcanması gereken enerjidir.
5- Hangi sporda,
hangi enerji kaynakları kullanılır?
Egzersiz sırasında
genelde karbonhidratlar kullanılır. Özellikle kısa süreli
aktivitelerde sadece bu enerji kaynağı kullanılır. Egzersizin süresi
uzadıkça enerji kullanımında yağlar da devreye girer. Özellikle uzun
süren aktivitelerde eforun süresi uzayıp, şiddeti düştükçe vücut yağ
depoları enerji üretiminde devreye girmektedir. Bu tür aktivitelere
en belirgin örnek maratondur.
6- Ağırlık
çalışmalarının yapıldığı dönemde hangi enerji kaynağı fazla
alınmalıdır?
Genel olarak
ağırlık çalışmasının yapıldığı dönemlerde, amaç kuvvet gelişimi
olduğu için kasın enine kesitinin büyümesi (hipertofi) söz
konusudur. Bu da organizmanın gereğinden fazla protein kullanımı ile
sağlanır. İşte bu nedenle ağırlık çalışmalının yapıldığı dönemde
daha fazla protein alınmalıdır. Ama bu protein miktarı mutlaka bir
diyetisyen (beslenme uzmanı) veya bir hekim tarafından
belirlenmelidir. Unutulmaması gereken, aşırı protein alımının
çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı, fazlasının yağa dönüşüp
depolandığında ve geriye kalanının idrar yolu ile atıldığıdır.
Sağlıklı bireylerde günlük protein alımında vücut ağırlığının her
kilogramı başına 0.8-1 gramlık protein yeterli, özellikle kuvvet
gerektiren sporlarda bu oran vücut ağırlığı başına 1. 5-2 gram,
hatta 2. 5 grama kadar çıkabilmektedir. Kuvvet çalışmalarının yeni
başladığı dönemlerde kas gelişimine yönelik ek kilogram başına 7-8
gram protein önerilmektedir. Ama bu değerler genel değerlendirilir.
Konu mutlaka bir uzman tarafından denetlenmelidir.
VİTAMİNLER
1- Kaç çeşit
vitamin vardır?
Vitaminler
bilindiği gibi vücut tarafından üretilemeyen ama yaşam için gerekli
olan bileşiklerdir. Vitaminler genelde iki gruba ayrılır. Bunlar
suda eriyen ve yağda eriyen vitaminler. Yağda eriyen vitaminler dört
tanedir bunlar:A, D, E, K tir. Suda eriyenler ise şunlardır: B (B1
thiamin, B2-riboflavin, B6 piridoksin, B12)ve C vitamini (askorbik
asit)
2- Suda eriyen
vitaminlerin özellikleri nedir?
Bunlar B ve C
vitaminleridir. Bu vitaminlerin özellikleri vücutta az bulunmaları
ve depo edilmez olmalarıdır. Fazla alındıklarında ise idrar yolu ile
atılır
3- Yağda eriyen
vitaminlerin özellikleri nelerdir?
Yağda eriyen A, D,
E, K vitaminleri vücutta depo edilir. Fazla alındıkları zaman
vücutta toksit etkisi yaparlar. Yetişkinlerde fazla alım onucu baş
ağrısı, bulantı, saç dökülmesi, ishal gibi belirti gösterirler.
4- Vitaminler ne
zaman ve nasıl alınmalıdır?
Vitaminler gerek
duyulduğunda mutlaka bir hekim veya beslenme uzmanı denetiminde
alınmalıdır. Onların hangisinin kullanılması gerektiği , alınma
sıklığı ve dozu mutlaka bir uzman tarafından belirlenmelidir.
5- Vitaminlerin
performansa etkisi nedir?
Sağlıklı ve
düzenli beslenen bir sporcu, normalde vitamin gereksinimini aldığı
besinlerden olarak sağlar. Ama sporcular psikolojik olarak vitamin
almaları gerektiğini zanneder . Yetersiz ve fazla vitamin alımının
performans üzerindeki etkileri çeşitli araştırmalara söz konusu
olmuştur. Sağlıklı beslenen bir sporcu için birçok uzmanın
belirttiği gibi vitamin alımı pahalı bir idrarın oluşmasına neden
olur.
YARIŞMA ÖNCESİ
ÖĞÜN
1- Yarışma öncesi
öğün ne zaman yenmelidir?
Yarışma öncesi
öğün yarışmadan en az 3 saat önce yenmelidir. Bu süre belirli
besinlerin süresidir. Son öğün süresi bazen 3. 5, bazen de 4 saat
olabilir.
2- Yarışma öncesi
öğünde neler olmalıdır?
Son öğün
sindirimi kolay besinler seçilmelidir. Sindirimi kolay ve enerji
verici özelliklerinden ötürü karbonhidrat tercih nedeni olmalıdır.
3- Yarışmada
öncesi öğün nasıl olmalıdır?
Yarışma öncesi
öğün için şöyle örnekler verilebilir:Peynirli makarna, şehriye
çorbası, komposto, ekmek. Veya derisi soyulmuş tavuk, patates
püresi, şeftali, meyve suyu ve maden suyu karışımı
4- Yarışma öncesi
öğünde neler olmamalıdır?
Yarışma öncesi
son öğünde posası fazla olan çiğ sebze ve meyve olmamalıdır.
Özellikle selülozik niteliği olan bazı yeşil besinler içine sünger
gibi su çekerek çok uzun sürede sindirilirler. Ayrıca çok yağlı
yiyeceklerin de sindirim süreleri uzundur. Bunlardan kaçınılmalıdır.
5- Yarışma sonrası
öğünde neler olmalıdır?
Yarışma sonrası
öğünde öncelikle vücutta azalan su mineraller yerine konmalıdır.
Yarışmadan 30 dakika sonra su ve 1 saat sonra da süt veya ayran en
uygun içecektir. Kaslarda boşalan glikojen depolarını doldurmak ve
kan şeker düzeyini eski düzeyine getirmek için pilav, patates ,
makarna gibi karbonhidrattan zengin yiyecekler tercih edilmelidir.
Vitamin ve mineral yönünden zengin taze meyve ve sebzeler, sütlü
tatlılara ağırlık verilmelidir. Proteinli yiyeceklerden ise tavuk,
balık, peynir gibi sindirimi kolay olanlar tercih edilmelidir.
SU VE SPOR
1- Vücudumuzun su
kaynakları nelerdir?
Vücudumuzun su
kaynakları üç ana grupta toplanır. Bunlar: Direkt olarak alınan su,
çeşitli sıvıların içindeki su, çeşitli besin maddelerinin içindeki
sudur.
2-Vücudumuz
nerelerde suyu kullanır?
Su insan
vücudunun önemli gereksinimidir. Bilindiği gibi insan organizmasının
%65-70 'i sudan oluşmaktadır. İnsan vücudu dört temel olgu için suya
gereksinim duyar. Bunlar şunlardır:
a. Besinlerin
vücuda alınması,
b. Sindirim
kolaylaşması,
c. Zararlı
öğelerin dışarı atılması,
d. Vücut ısısının
denetimi. Bilindiği gibi fiziksel egzersiz sırasında vücudun sıvı
gereksinimi artmaktadır. Egzersiz ter ve solunumla vücudumuzdan
önemli miktarlarda sıvı kaybolmaktadır. Örnek vermek gerekirse, 1000
metre koşusunda yaklaşık 1 litre, maratonda ise yaklaşık 5 litre
sıvı kaybı olmaktadır.
3- Sporcunun ne
kadar su içmesi gerekir?
Sporcunun ne kadar
su içmesi gerektiği yaptığı aktiviteye, ortamın sıcaklığına ve
aktivitenin süresine bağlıdır. Bu olaya harcanan kalori bazında
bakarsanız, beslenme uzmanları harcanan her 1000 kilokalori için,
bir litre suyun alınması gerektiğini söylemektedir.
4- Su ne zaman ve
ne kadar içilmelidir?
Su içimi üç ana
başlık altında toplanabilir. Bunlar;egzersiz öncesi, egzersiz sırası
ve egzersiz sonrasıdır. Yarışma veya egzersiz öncesi son öğünde 2-2.
5 bardak su içilmelidir. Egzersizden yarım saat önce de 1 saat
bardak içilebilir. Egzersiz sırasında su tüketimi kuşkusuz
egzersizin şekli, süresi ve ortamın sıcaklığına bağlıdır. Beslenme
uzmanları genelde bir saatin altındaki fiziksel aktiviteler için en
uygun sıvı alımının su olduğu görüşündedir. Bu nedenle bir saat ve
onun altındaki fiziksel aktivitelerde 20 dakikada bir bardak su
içilmelidir. Egzersiz sonrası su içimindeki kriter de idrarın
rengidir. İdrarın rengi açık oluncaya kadar sporcunun su içmesi
önerilir. Aslında burada asıl mantık aktivite öncesi ve sonrası
vücut ağırlığının belirlenip, farkı kadar su alınmasıdır.
5- Su ne
soğuklukta olmalıdır?
Sporcunun içeceği
suyun soğukluk derecesi sürekli tartışılan bir konudur ve bu konuda
gelenekler yanlış bilgilerle doludur. Özellikle bu yanlış bilgiler
egzersizde ve sonrası "soğuk su"içilmemesi yönündedir. Bu yanlış bir
bilgidir. Egzersiz sırasında ve sonrasında termo-regülasyon (artan
vücut sıcaklığının dengelenmesi)için özellikle soğuk su içimi
yararlıdır. Burada beslenme uzmanları suyun soğukluğunun 5-10 derece
olmasını önerirler.
DİĞER
1- Ergojenik
yardım nedir?
Performans
artırmak amacıyla yardımına başvurulan bazı besin maddeleri ve
yöntemleridir. Gerçek ergojenik yardımcılar kuvveti, dayanıklılığı,
hızı ve beceriyi sürekli olarak artıran yöntemlerdir. Bunlar
sentetik madde olmadıkları için doping sayılmazlar, Spor dünyasında
sporcular bazı alışkanlıklara, bazı maddelere kullanılır. Bu
maddelere bira mayası, polen protein tozları v. b maddelerdir. Bu
maddelerin gerçek etkileri şunlardır:Bira mayası orta düzeyde b
vitamini içerir. Araştırmalarda hiçbir ergojenik etkisine
rastlanmamıştır. Bira mayası içinde yaşayabilen küçük canlılar
çeşitli rahatsızlıklara neden olur. Polen yapısında % 50 oranında
karbonhidrat bulunur. Sporcular enerji verici madde olarak
kullanılır. Araştırmalarda olumlu bir etkisine rastlanmamıştır. Bazı
kişilerde tehlikeli boyutlarda alerji yapar. B15 vitamini (pangamik
asit)için bazı spor dergilerinde doku ve hücrelere oksijen
taşınmasını artırdığı iddia edilmektedir. Bu konuda yapılan
araştırmalarda vitamin etkinliği göstermediği tespit edilmiş olup,
bazı firmaların ürünlerinde sadece laktoza (süt şeker)
rastlanmıştır. B 15 sentetik bir madde olduğunda sağlığa zararlıdır.
Aslında Besin ve İlaç Konseyi B15 in bir diyet destekleyici veya
ilaç olarak satılmasını illegal kabul etmektedir. Karnitin, vitamine
benzer bir moleküldür. Vücutta bazı amino asitlerden
sentezlenebilmektedir. Karnitin, özellikle ette bulunur. Uzun
zincirli yağ asitlerinin sitoplazmada mitokondriye geçişini
kolaylaştırdığı için ergojenik yardımcı olarak kabul edilir. Yine de
sporculara ilave karnitin almalarını önerecek çok az bilimsel kaynak
vardır. Kreatin son zamanlarda oral kreatin suplementasyonunun kas
fosfokreatini ve kreatin verimini artırabileceğini ileri süren
çalışmalar vardır. Buna bağlı olarak kreatin , maksimal
egzersizlerde yorgunluk gelişimini geciktirmektedir. Ergojenik
yardım konusundaki önerimiz, mutlaka spor alanında uzmanlaşmış bir
beslenme uzmanından yardım alınmadan kullanılmamalıdır. Ortak görüş
iyi bir beslenme programı ile sporcunun gerekli tüm gereksinimlerini
alabildiğidir.
2- Alkolün
sporcular üzerinde etkisi nedir?
Alkol belirli
dozda alındığında uyarıcı, belirli dozda alındığında da uyuşturucu
etkisi yapar. Ayrıca alkol karaciğerde çözülüp yağa dönüşür. Enerji
oluşumunda etkin değildir . Alınma dozuna göre merkezi sinir sistemi
üzerinde uyuşturucu etkisi vardır . Sporcunun konsantrasyonunu
bozar. 1982 yılında Amerika Spor Hekimliği koleji alkol üzerine
şunları söylemekteydi:
a-Alkolün kısa
süreli etkisi reaksiyon zamanı, el göz koordinasyonu, denge ve
kompleks koordinasyonu gibi özellikleri geciktirici ve bozucudur.
b-Enerji
metabolizması, maksimal oksijen kullanımı, kalp atım hızı, kalp atım
hacmi, kas kan akımı solunumsal dinamikleri etkiler
c-Kuvvet, güç ,
dayanıklılık, sürati azaltabilir.
d-Uzun süreli
kullanımda karaciğer, kalp, beyin, kas hastalıkları ve ölüme yol
açabilir.